Kilis Tarihi

MİLLİ MÜCADELE’DE KİLİS

I. BÖLÜM

a) Sömürgecilik ve Bölgenin Önemi

Sömürgecilik, “bir devletin diğer bir devlet üzerinde, ister maddî, ister manevî bir kontrol, nüfuz kurması veya bir üstünlük sağlaması” demektir. Tarihte sömürge kurmak, büyük toprak kazanmak, büyük devlet olmanın gereği sayılıyordu.

XX. yüzyılın başlarında Irak ve çevresinin petrol yatakları, Çukurova’nın verimli toprakları ve İskenderun limanının stratejik önemi bu bölgelere olan ilgiyi attırmış ve emperyalist devletler buraları ele geçirmek için çeşitli entrikalara girişmişlerdir.

Osmanlı Devleti’nin Ortadoğu’daki topraklarını paylaşmaya yönelik olarak imzalanan antlaşma Sykes-Picot Antlaşması’dır. Bu antlaşma hükümlerine göre Fransızlara bırakılan Kilis, Antep, Maraş, Urfa gibi yerler, Mondros Ateşkesi akabinde, adı geçen gizli antlaşmaya rağmen İngilizler tarafından -masa başında Fransızlara karşı bir pazarlık konusu olmak üzere- işgal edilmiştir[1].

b) Mustafa Kemal’in Kilis’e Gelişi ve Durum Değerlendirmesi

I. Dünya Savaşı’nın sonuna doğru Suriye Cephesi’ndeki Yıldırım Orduları büyük ölçüde mahvolmuş[2], bu yenilgiler üzerine Osmanlı orduları daha kuzeye çekilmiş ve 5 Ekim 1918’de VII. Ordu karargâhı Halep’e, oradan da 26 Ekim 1918’de Kilis’in 20 km uzaklıktaki bir köyü olan Katma’ya taşınmıştır.

Türk ordusu Suriye’den çekilirken, bölgede İngilizler ve bazı Arap aşiretleri, Türkler aleyhinde harekete geçmek suretiyle tedhiş hareketlerine başlamışlar ve altı Osmanlı askerini öldürmüşlerdir [3].

Mustafa Kemal, yaklaşan Arap ve İngiliz saldırısı tehlikesini sezmiş olsa gerek ki, ordunun bütün mühimmatının kuzeye çekilmesi için yer bulmak amacıyla 28 Ekim 1918 akşamı Katma’dan Kilis’e hareket etti.

Mustafa Kemal şehre yaklaştığında Kilislilerin şehirlerine yapılacak muhtemel bir saldırıyı önlemek amacıyla teşkilatlanıp silahlı nöbet tuttuklarını görünce çok memnun olmuştu[4]. Şehrin ileri gelenleriyle görüşen Mustafa Kemal Kilis’teki erzak, cephane ve halkın moral durumunu öğrenmiş[5] ve silah ve cephane yardımında bulunacağına söz vermiştir. Paşa: “İlk girdiğim bir Türk kasabasında böyle bir silahlı mukavemet teşkilâtı ile karşılaştım. Bu, bana büyük ümit verdi. Yaşasın Kilisliler. Siz kendinizi Araplara yağma ettirmezsiniz; Allaha ısmarladık”[6] sözleriyle Kilis’ten ayrılmıştır.

Mustafa Kemal karargâha döndükten sonra Katma’daki bütün mühimmatın derhal Kilis’e taşınması emrini vermişse de İngiliz bombardımanı sebebiyle malzemenin bir kısmı kurtarılabilmiştir.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9