Kilis
Nüfus: 124.320
Yüzölçümü: 1.521 km2
Kilis Valisi Kimdir?
Kilis Belediye Başkanı Kimdir?
Kilis Emniyet Müdürü Kimdir?
Kilis Tarihi
Bu müdafaa hatlarında Şahin Beyin emri ile siperler kazılmış, silahlı müfrezeler nöbet tutmaya başlamışlardır
Antep’teki Fransız garnizonuna erzak götürmek amacı ile yola çıkacak olan 150 arabalık bir erzak kolunun Kilis’te hazırlanmakta olduğunu öğrenen Şahin Bey gerekli hazırlıkları yapmış ve 3 Şubat 1920 günü Fransızları Kertil’de pusuya düşürerek onları Kilis’e dönmeye mecbur bırakmıştır[37].
Fransızlar, 18 Şubat 1920’de bu yoldan geçmeyi bir daha denemişler, fakat Şahin Beyin kurduğu pusuya düştüklerinden tekrar geri dönmek zorunda kalmışlardır.
24 Mart 1920’de Şahin Beye ve Antep Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine, Kilis Kuva-yi Milliye Komutanı Polat Beyden gelen raporda, Kilis’e Katma’dan 6000 kadar Fransız kuvvetinin geldiği ve bir iki gün içinde Antep’e hareket edecekleri belirtiliyordu. [38]
Antep Heyeti Merkeziyesi, bu rapor üzerine bir taraftan Şahin Beye takviye kuvvetleri gönderilmesine başlamış bir taraftan da durumu 25 Mart 1920’de telgrafla Heyeti Temsiliye Başkanı Mustafa Kemal’e bildirmiş ve ondan yardım istemiştir.[39]
26 Mart 1920 sabahı toplam 2500 insan ile 1400 hayvan ve tanklar ve zırhlı otomobillerden müteşekkil Fransız kuvvetleri, Kilis’ten hareketle Antep’e doğru yürüyüşe geçmişlerdir.
Şahin Bey kuvvetlerinde otomatik tüfekler yoktu. Karışık bir halde Osmanlı, Alman, İngiliz, Rus tüfekleri vardı. Cephane azdı, tüfeklerin çeşitli oluşu cephane ikmalini de çok güçleştiriyordu. Sayı ve her türlü silah üstünlüğünü elinde tutan düşman karşısında köylerden gelmiş talim ve terbiye görmemiş, disiplinden yoksun, dağınık kuvvetler olmasına rağmen çetelerimiz düşman saldırısına şiddette karşı koyuyordu. Saat 15.00’e doğru sağ kanadımız da çözülmeye başladı. Siperlerin boşaldığını gören Şahin Bey çekilenleri durdurmak için boş yere çırpınıyor, direniyor, fakat kimseye laf anlatamıyordu. Bir yaralısı veya şehidini bahane eden milisler, ölü ve yaralılarını yüklenerek savuşuyorlardı[40].
Şahin Beye yanındaki arkadaşları tarafından çekilme teklifi yapıldı ise de o, çekilmedi ve son mermisini atıncaya kadar Elmalı Köprüsü üzerinde direndi. Bütün millî kuvvetlerin ve yanındaki arkadaşlarının çekilmelerine rağmen Elmalı Köprüsü üzerinde yalnız başına kalan Şahin Bey, en sonunda süngülenmiş ve 28 Mart 1920’de şehit edilmiştir. Onun şahadeti üzerine millî kuvvetler daha gerilerde de tutunamayarak Antep’in kuzeyine çekilmek zorunda kaldılar. Fransız kuvvetleri 28 Mart 1920 akşamı Antep’e ulaştılar[41]. Bölgede cereyan eden bu çetin mücadele 31.3.1336 tarihli bir raporla Selahattin Bey tarafından Erkan-ı Harbiye’ye bildirilmiştir[42].
Bu üç günlük savaşta verilen şehit sayısının 100, yaralı sayısının ise bunun birkaç misli olma ihtimali vardır. Düşmanın zayiatı ise, iki subay olmak üzere dört ölü ve biri subay 25 yaralıdır[43].
f) Milli Mücadele’de Kilis-Antep Dayanışması:
400 piyade, iki top ve 100 kadar süvariden oluşan bir Fransız birliği 9 Mayıs 1920’de Kilis’ten Antep’e hareket etmiş, olayı haber alan Polat Bey derhal hazırlıklara başlamıştır[44].
Düşman, korku ve endişe içinde üç günde Antep’e ulaşamamış, bir taraftan Kilis Kuva-yi Milliyesi, diğer taraftan Antep Kuva-yi Milliyesi tarafından sıkıştırılan Fransız kuvvetleri, Ulumesere-Akbaba sırtlarında geceleyerek daha fazla gidememişler ve Kilis’e geri dönmek zorunda kalmışlardır[45].
11-12 Mayısta başarısız olan ve geri dönmek zorunda kalan Fransızlar, ne pahasına olursa olsun Antep’te zor durumda olan birliklerine erzak ve mühimmat yetiştirmek için tekrar harekete geçmeye karar vermişlerdir. Kilis Ermenileriyle muhafızların sayısını 600’e ulaştırmıştı. Polat Bey de gerekli hazırlıklara başlamış ve keşif kolları ile düşmanın hareketleri sıkı bir kontrol altına alınmıştır[46].
Fransızlar yukarıda belirtilen amaçlarına ulaşabilmek için 20 Mayıs 1920’de Kilis’ten Antep’e hareket etmiştir[47].
Fransız kuvvetleri düzenli, iyi silahlanmış, eğitimli ve bakımlıydı. Bunlar karşısında millî kuvvetlerin durumu ise ne silah, ne de eğitim bakımından kesinlikle mukayese edilemeyecek kadar zayıftı.
İki kola ayrılan Fransız birliklerinden birinci kol Almalı Köprüsü civarında altı saat kadar millî kuvvetlerle çarpıştı ve ancak 24 Mayıs günü Kurbanbaba sırtlarına ulaşabildi.
Geneyik Köyü’ne doğru ilerlemesini sürdüren Fransızların diğer koluna daha önce buraya ulaşmış olan Polat Bey kuvvetleri tarafından pusu kuruldu. İki yüz piyade, seksen süvariden oluşan kuvvetlerimiz düşmanı tuzağa düşürmüş ve iki yüze yakın ölü bırakmasına neden olmuştu.
Polat Beyin bu savaşlarda gösterdiği büyük başarı takdire şayandır. Antep Kuva-yi Milliyesi ile sürekli irtibat halinde olan Polat Bey ile yapılan yazışmalarda ondan yardım talep edilmekte olup, düşman mevzilerinin arkadan dövülmesine devam edilmesi, Dülük Baba sırtlarında hazır bulunması, gibi isteklerde bulunuluyordu. Polat Bey de yardımlarını esirgememiş ve Sarımsaktepe’de Kilis Kuva-yi Milliyesi ile Fransızlar arasında karşılıklı ateş açılmış ve millî kuvvetler düşmanın ağır bombardımanına maruz kalmışlardır. Antep Heyet-i Merkeziyesi tarafından Antep çevresinde bulunan Polat Bey Antep’e davet edilmişse de Polat Bey bazı sebeplerle buna iştirak etmemiştir[48]. Kilis Kuva-yi Milliyesi’nin Antep’in kenarına kadar düşmanı takip etmesi ve onu arkadan taciz etmesi Kilis-Antep dayanışmasının en güzel örneklerinden biridir.
Bu önemli mücadelenin başarıyla sonuçlanması Ankara’da yankılanmış ve TBMM’nin 29 Mayıs 1920 tarihli gizli oturumunda gündemi işgal etmiştir. İsmet Bey yaptığı konuşmada, Antep’in müşkül durumda olduğundan, Antep civarındaki savaşlardan ve özellikle güneyde yeni cereyan eden bir savaştan ve elde edilen galibiyetten bahsetmektedir[49]. İsmet Beyin anlattıklarına bakarsak, güneyde bu sırada cereyan eden 21-22 Mayıs savaşları ve Polat Bey emrindeki müfrezelerin Geneyik’te elde ettikleri başarıdan bahsedildiği sonucuna varabiliriz.
