Unvan

Sanatçı

Doğum Tarihi

1898

Ölüm Tarihi

1987

4794

kez görüntülendi

Tevfik el-Hakim Kimdir?

Tevfik el-Hakim’in 1934 yılında kaleme aldığı Şehrazad adlı tiyatro eseri, konusunu Bin Bir Gece Masalları’ndan almıştır. Fransız akademisyenlerinden George Lukent, bu eseri şöyle tarif eder:
“Bu esrarengiz başlık altında, o bildiğimiz şatafatlı ve süslü Bin Bir Gece Masalları’ndan eser yok aslında. Bu tiyatro eserinde Şehrazad, inci, gerdanlık ve süslü peçeler olmaksızın çekicidir. Özelliklerinin, adının veya şeklinin ne önemi var! O, kadın, talih, ilim ve yücelik suretinde tecelli etmelidir. O, bütün bakışların ona yöneldiği ve insani ihtirasların onda yok olduğu yüce ve aydınlık bir zirveden başka bir şey olamaz. Şehrazad bir kumul misali her zaman susuzluktan alev alev yanar ve hiçbir zaman suya doymaz.” Bu eser 1936 yılında Fransızca’ya çevrildi ve 1955 yılında, bir komedi olarak Fransız tiyatrolarında sahnelendi.

Tevfik el-Hakim, 1937 yılında “Köydeki Bir Savcı Yardımcısının Günlüğü” adıyla kaleme aldığı romanında, mizahi bir dille Mısır halkının günlük yaşamından örnekler sunar. Onun meşhur tiyatro eserlerinden bir diğeri de Süleyman Hekim’dir. Bu eserde, Süleyman peygamber zamanında yaşanan olaylardan, özellikle de onun güzel ve güçlü Seba Melikesi Belkıs’a karşı duyduğu ilgi ve aşktan etkileyici bir dille söz edilmektedir. Yul Braynır ve Gina Lollobrigida’nın oyunculuğuyla sahnelenen King Vidor’un, Süleyman ve Seba Melikesi adlı meşhur filmi, Tevfik el-Hakim’in bu eserinden derlenmiştir.

Ölüm Şarkısı (Song of Death) adlı tiyatro eseri ise, doğu toplumlarında çokça hissedilen, insanların hastalıklı davranışlarını ve kirli ilişkilerini konu alan acı bir trajedidir. Bu eserin konusu kısaca şöyledir:
Mısır’daki köylerden birinde, bir kulübede yaşayan Asakir adlı yaşlı kadının kocası Süleyman Tahavi öldürülmüştür. Yaşlı kadın, kocasının kız kardeşi olan Mebruke ve oğlu Semida ile birlikte Kahire’den gelecek olan treni beklerken dakikaları saymaktadırlar. Çünkü Asakir’in oğlu bu trenle on yedi yıllık bir ayrılıktan sonra ilk kez vilayetine geri dönecektir. Annesi, oğlunun bunca yıllık ayrılığa bir son vermesini ve babasının kanını yerde bırakmamasını ümit etmektedir. İvan, babasının öldürüldüğü yıllarda yalnızca iki yaşındaydı. Annesi oğlunun canını kurtarmak için onu bir sepetin içine saklayarak geceleyin Kahire’deki akrabalarından birine göndermiş ve onlardan oğlunu bir kasabın yanına çırak olarak vermelerini istemişti. Böylece oğlu bu mesleğe alışacak ve en iyi şekilde babasının intikamını alabilecekti. Ama oğlu beklenilenin aksine El- Ezher Üniversitesi’ne gitmiş ve orada ilim öğrenmiştir. O, intikam alma düşüncesinde olmadığı gibi, içinde doğum yerini kalkındırma hedefini taşımaktaydı. İşsizliğin gücünü, cadde, köprü, baraj, okul ve hastane inşasına yönlendirerek hemşehrilerinin vakitlerini ahmakça düşmanlıklarla, işsizlikten ve hedefsizlikten doğan serseriliklerle geçirmelerinde mani olacaktı.

Sayfalar: 1 2 3 4