Unvan

Sanatçı

Doğum Tarihi

1898

Ölüm Tarihi

1987

4792

kez görüntülendi

Tevfik el-Hakim Kimdir?

1924 yılında babasının ısrarıyla, hukuk dalındaki doktorasını tamamlamak üzere Fransa’ya gitti. Paris’te geçirdiği dört yıl boyunca, babasının gönderdiği hatırı sayılır harçlığın da yardımıyla, vaktinin çoğunu tiyatro seyretmek, konserlere gitmek ve çeşitli edebî eserleri incelemekle geçiriyordu. Batı tiyatrosunun, eski Yunan kültürü ve dini efsanelerinden neşet ettiğini anladıktan sonra, eski tiyatro yazarlarını incelemeye koyuldu. 1920 yılında yaşadığı bir aşk macerasının da etkisiyle Küçük Penceresinin Karşısında Oturmuş (Devant Son Guichet) adlı tek perdelik piyesi yazdı.

1928 yılında ülkesine geri döndükten sonra Kahire adliyesinde göreve başladı. Bir yandan da toplum nazarında çok da önemli olmayan, yalnızca yüzeysel bir şekilde ilgilenilen ve muhtevadan yoksun olan tiyatro sanatını değiştirmeye karar vermişti. Batı tiyatrosunu da oldukça yakından tanıyordu. Avrupalı tiyatro yazarlarından Pirandelli, Metherlinck ve Bernard Shaw’ın tarzlarını çok seviyordu ve biliyordu ki, eski trajediler, o dönemlerde yaşayan halkın inanç ve ibadetlerinde kök salmıştır. Onun bu inancını yansıtan en önemli tiyatro eseri Mağara Arkadaşları (Ehlü’l-Kehf), 1933 yılında basıldı ve hızla başka dillere tercüme edildi.

Bu eser, 1935 yılında, Mısır Millî Sanatkârlar Derneği’nin açılışı münasebetiyle sahnelendi. Ehlü’l-Kehf, tek Tanrı’ya inanan yedi kişinin macerasını anlatan bir dinî hikâyeden esinlenerek yazılmıştır. Bu kişiler, putperest halkın zulmünden kaçarak bir mağaraya sığınmış ve orada uyuyakalmışlardı. Üç yüz yıl sonra kendilerine geldiklerinde, onlara zulmedenler yok olmuş ve her şey değişmiştir. Onlar, mucizelerini diğerlerine açıkladıktan sonra hayata gözlerini yumdular.

Tevfik el-Hakim, bir yandan da Avrupai tarzda hikâye yazarak, Mısır halkını, özgürlüklerini elde etmeleri için teşvik etmeye çalışıyordu. Bu amaçla 1933’te yazdığı, Ruhun Dönüşü (Avdetü’r-Ruh) adlı eseri, Mısırlıların 1919’da gerçekleştirdikleri isyanı konu ediniyordu. Gali Şükri’nin de dediği gibi Ruhun Dönüşü adlı hikâyeyi, Çağdaş Mısır Edebiyatı döneminde, nasyonalist bir havayla sömürgeciliğe karşı yazılmış eserlerin başında saymak mümkündür.

Sayfalar: 1 2 3 4