Unvan

Prof. Dr.

Doğum Tarihi

1914

Ölüm Tarihi

11 Ağustos 2020

Şehir

Gaziantep

872

kez görüntülendi

Cahit Tanyol Kimdir?

Tanyol’un hüzünle, kırgınlıkla ve özlemle andığı çocukluk yıllarını dizelere işlediği Son Liman (1992)’da geçmişe emsalsiz bir geri dönme isteği sezilmektedir. Sevdiklerini ve dostlarını anımsayan şair, toplumsal yapının da etkisiyle geçmişin değerlerine sahip çıkamamaktan yakınmaktadır. Tanyol, bir söyleşisinde bu durumu şöyle dile getirmiştir: “Büyük bir yıkıntı var, yani bütün değerler allak bullak olmuş. Bunun yanında en önemli şey şiir, tabii bizim için en mühim şey, en büyük şeydi benim nazarımda en büyük adam şiirle uğraşan adamdı, en büyük insan Nurullah Ataç… mesela, tapardık biz ona. Tanpınar’ı, Nurullah Ataç’ı falan… çok severdik. Bunlar bizim nazarımızda büyük, çok büyük kişilerdi ve gerçekten de böyle de bir atmosfer vardı. Şimdi şiirin bütün şanssızlığı şundan ileri geliyor. Şiirden anlamak zor ama bir de, devir değişti ve ikincisi de şiirde en çok fire verecek şey reklamdır. Yani reklamın eline düştü, şiir. Emtia hâline geldi ve şimdi itibar yok zaten. İşe gelince, benim kendi kuşağım içinde, elbette benim şiirlerimin çok önemli bir yer tuttuğunu biliyorum, ama o kişiye de söylediğim gibi hakikaten de güzel şiirin hiçbir zaman ölmeyeceğini sanırdım. Hâlbuki değil, müzikle bu mümkün de şiirde mümkün değil. Sebebi şu; çünkü şiiri tatmak, şiiri anlamak özel bir eğitim işi. Yahya Kemal der ki; ‘güzel şiir hafızada kolay kalan şiirlerdir’ der. Hâlbuki, ben şöyle bir hafızamı karıştırdım, o kadar kötü şiir var ki hafızamda, güzel şiir çok az. Bir kere burada yanıldım. İkincisi gerçekten de Son Liman’ı yayınladığım dönemde artık şiir, şair değerini kaybetti ve sanatkâr deyince artık onun yerine şarkıcılar geldi. Yani bir de bizim gelenekte şairlik ön plandaydı padişahlar şair, vezirle şair ve Ahmet Cevdet Paşa’dan tutunuz, Sami Paşa’ya kadar hepsi şairdir. Paşalar, şunlar bunlar. Yani şiir bizim millî bir değerimiz, kültürümüzün damgasını taşıyor, o birden bire tepetaklak gitti. Şimdi bakıyorsunuz televizyona, bugün yaşadıklarımız bir felakettir.” (Aydın 1998) Şairin bu cümlelerinden şiirlerini yayımlamakta titiz olduğu da anlaşılmaktadır.

Düş Yorgunu (2000) şairin bütün şiirlerini içermektedir. Tanyol, bu kitapta şiire ilişkin düşüncelerini şöyle dile getirmiştir: “Şiir benim için sürekli bir yaşantı idi. Sanırım, ben yaşantıyla yazma tutkusunu birbirine karıştırdım. Tutku, insanın özünü yansıtmayan bir düşüncede duygu saplantısıdır. Kalıcı olsa dahi bizden değildir. Düşüncenin eteklerine yapışarak yaşantımızı değil, ancak adımızı ölümsüz kılarız. Yerçekimi kanunu bize Newton’dan haber getirmez. Fakat bir Baudelaire, bir Verlaine aramızdadır. Ölüm onlardan hiçbir şey alıp götürmemiştir. İnsan ölüm ötesindeki karanlığı ancak şiirin kurmuş olduğu köprüyü geçerek aydınlatabilir. Düşünce ne kadar güçlü olursa olsun ölümü delemez, köprünün başında tıkanıp kalır. İnsan bu dünyaya kendine ait olandan değil kendisinden bir şeyler bırakmalı, bu da ancak şiirle, sanatla olur diye düşünüyorum.” (Tanyol 2000). Şiirde vezin ve kafiyeye karşı bir tavır takınan Tanyol “Vezin ve kafiye şiirimizi dejenere etti ve klişe, bayatlamış duygulara siper vazifesi gördü. Kafiyeye hücum, sanat alanına kalp akçe sürenleri meydana çıkardı.” (Yalçın 2010: 985) cümleleriyle bu konudaki düşüncelerini ifade etmiştir.

Genç yaşlarında Yahya Kemal’in yakın dost çevresine giren ve bu dostluğu şairin ölümüne kadar kesintisiz sürdüren Tanyol, o yıllarda gerek şiirin genel sorunları üzerine yazdığı denemelerle, gerek bilimsel yazılarıyla, gerekse Yahya Kemal’in şiiri ve kişiliği hakkındaki eleştirileriyle, şairin en sevdiği kalemlerden biri olmuştur. Onun ilgisini ve dostluğunu da hakkında kaleme aldığı yazılarıyla kazanmıştır. Türk Edebiyatında Yahya Kemal (1985) kitabındaki yazıların bir bölümü, Yahya Kemal’in sağlığında, bir bölümü ise onun ölümünden sonra yazılıp yayımlanmıştır. Tanyol’un, Yahya Kemal’in de beğenisini kazanan güzel üslubu tüm yazılarında hemen göze çarpmaktadır. Kitapta ayrıca yazarın, şairle ilgili anıları ve Yahya Kemal’in Tanyol’a not ettirdiği bazı özel anıları da yer almaktadır

Tanyol şiir, edebiyat ve toplum bilimi ile yoğrulmuş oldukça renkli bir edebiyat hayatı geçirmiştir. Makale, deneme ve inceleme yazılarını titizlikle yazmış, gündelik olayları bilimsel bir süzgeçten geçirmiş ve toplumcu bir anlayış benimsemiştir. Tanyol’un başlıca inceleme ve akademik kitapları arasında Örf ve Âdetler Sosyolojisi Bakımından Sanat ve Ahlâk (1954), Sosyal Ahlak-Laik Ahlâka Giriş (1960), Peşke Binamlısı Köyü (1961), Eylen Köyü (1967), Sosyolojik Açıdan Din, Ahlâk, Lâiklik ve Politika Üzerine Diyaloglar (1970), Türk Sosyolojisinin Bazı Sorunları (1973), Hocamız Fındıkoğlu (1976), Atatürk ve Halkçılık (1981), İşçi Hakları (haz. Cahit Tanyol vd. 1984), Laiklik ve İrtica (1989), Çankaya Dramı (1990), Schopenhauer’da Ahlak Felsefesi (1998), Neden Türban: Şeriat ve İrtica (1999), Türkler ile Kürtler (1999), Hoca Kadri Efendi’nin Parlamentosu (2003) gösterilebilir.

Sayfalar: 1 2

Kaynakça

teis.yesevi.edu.tr