AC Milan

Kuruluş Tarihi: 13 Aralık 1899

Associazione Calcio Milan, ya da yaygın kullanılan ismiyle AC Milan veya MilanMilano Lombardiya‘da kurulan, Serie A‘da mücadele eden İtalyan profesyonel futbol takımıdır. Milan, bir girişimci olan Herbert Kilpin ve iş insanı Alfred Edwards tarafından 1899 yılında kuruldu.[4][5] Kulüp, kurulduğu günden itibaren, 1980-81 ve 1982-1983 sezonları dışındaki tüm sezonlarında İtalyan futbolunun en üst düzey futbol kulüplerinden biri olmuştur.[4]

Milan, UEFA ve FIFA tarafından organize edilen turnuvalarda kazanmış olduğu 18 uluslararası kupayla, Boca Juniors ile beraber dünya futbolunun en başarılı kulüplerinden birisi olmuştur.[6] Milan, daha önce Kıtalararası Kupa olarak bilinen, günümüzde ise FIFA Kulüpler Dünya Kupası olarak organize edilen kupayı dört kez kazanarak bu alanda bir rekor kırmıştır.[6] Uluslararası futbolda, dört kulüp dünya şampiyonasıyla en başarılı ikinci takımdır. Bunun yanında, Şampiyonlar Ligi‘nde elde ettiği yedi şampiyonluk[6] ile de Real Madrid‘in ardından en başarılı ikinci takım olmuştur.[7] Diğer taraftan, UEFA Süper Kupası‘nı beş kez(bu alandaki rekor)UEFA Kupa Galipleri Kupası‘nı ise iki kez kazanma başarısı göstermiştir.[6] Milan, Avrupa Ligi dışında, mücadele ettiği bütün uluslararası turnuvalarda şampiyonluk kazanmıştır. Ulusal düzeyde ise Serie A‘da kazandığı 19 lig şampiyonluğu ile Juventus ve Inter‘in ardından en başarılı üçüncü futbol kulübüdür.[8] Bunun dışında beş kez Coppa Italia‘yı ve yine beş kez Supercoppa Italiana‘yı kazanma başarısı göstermiştir.[6]

Milan, kendi evindeki maçlarını Stadio Giuseppe Meazza olarak da bilinen San Siro‘da oynamaktadır. Internazionale ile paylaşımlı olarak kullanılan stad, 80.018 seyirci kapasitesiyle İtalya’nın en büyük stadıdır.[9] Milan ile en büyük rakibi olarak kabul edilen Internazionale arasında oynanan ve Derby della Madonnina olarak bilinen maçlar dünya futbolunun en önemli derbi maçları arasında sayılmaktadır.[10] 2010 yılı itibarıyla İtalya’da en çok desteklenen üçüncü takım olan Milan,[11] Avrupa’da ise bu alanda yedinci sıradadır.[12]

Kulübün sahibi, İtalya eski başbakanı Silvio Berlusconi, başkan yardımcısı ise Adriano Galliani‘dir. En zengin futbol kulüplerinden biri olan Milan, aynı zamanda İtalya ve dünya futbolunun da en değerli kulüplerinden birisidir.[13] 2008 yılında geçerliliğini yitiren G-14‘ün kurucu üyelerinden olan kulüp, Avrupa Kulüpler Birliği üyesidir.

Milan, İngiltere‘nin Nottingham kentinden Milano‘ya gelen Alfred Edwards ve Herbert Kilpin[5] adlı iki İngiliz tarafından 16 Aralık 1899 tarihinde Milan Cricket and Foot-Ball Club (Milan Kriket ve Futbol Kulübü) adıyla kuruldu.[4] Milano‘da yardımcı konsolosluk görevi yapmakta olan ve Milanolular tarafından oldukça tanınan Alfred Edwards, kulübün ilk başkanı oldu. Kulüp, kurulduğu ilk yıllarda, Edward Berra tarafından yönetilen kriket şubesi ve David Allison tarafından yönetilen futbol şubesinden oluşmaktaydı.[15]

Kulübün renkleri kırmızı ve siyah olarak olarak belirlendi.[16] Herbert Kilpin‘in kaptanlığında kısa zamanda saygınlık ve şöhret kazanan takım, 1900 yılında Medaglia del Re(Kral Madalyası) kupasını kazanarak ilk kupa zaferini elde etti. 1901, 1906 ve 1907 yıllarında ise ilk lig şampiyonluklarını yaşadı.[16]

1908 yılında, yabancı oyuncularla sözleşme imzalanmasına yönelik kulüp içi anlaşmazlıklar yaşayan Milan, kendi içerisinde bir bölünmeye uğradı. Bu bölünme sonucu yabancı oyuncuların transferini onay veren taraf, bir başka Milano merkezli takım olan Internazionale‘yu kurdular.[17]

Milan, 1916 yılında, I.Dünya Savaşı nedeniyle ara verilmiş olan İtalya liginin yerine düzenlenen Federal Kupası’nı kazandı. Ancak bu kupa resmi olarak lig şampiyonluğu yerine sayılmadı.[18]

1919 yılında, kulübün adı Milan Football Club(Milan Futbol Kulübü) olarak değiştirildi. 1938 yılında ise faşist rejimin baskıları nedeniyle Associazione Calcio Milano olarak yeniden değişikliğe uğrayan kulübün adı, II. Dünya Savaşı‘ndan sonra Associazione Calcio adını da koruyarak günümüzdeki hali olan Associazione Calcio Milan olarak son kez değiştirildi.[19]

Milan, 1950-51 sezonuna kadar herhangi bir kupa zaferi elde edemedi.[6] 1950’li yıllarda ise ünlü İsveçli oyuncuları Gunnar GrenGunnar Nordahl ve Nils Liedholm -ki bu futbolcular Gre-No-Li olarak bilinmektedir- önderliğinde önemli bir yükselişe geçti. Bu dönemde Milan, 1951, 1955, 1957 ve 1959 yıllarında yeniden İtalya lig şampiyonluğunu(Scudetto) kazanarak en başarılı dönemlerinden birini yaşadı.[6]

Bu dönemin en çok ses getiren olaylarından birisi ise 5 Şubat 1950 tarihinde Juventus ile Torino‘da yapılan maçta Milan’ın rakibini 7-1 mağlup etmesi oldu. Bu galibiyette Gunnar Nordahl hat-trick yapma başarısı gösterdi.[20]

1951 ve 1956 yıllarında Latin Kupası’nı kazanan kulüp, 1947-48 ve 1956-57 sezonları arasında ligi her zaman ilk üç arasında bitirdi.[6]

1961-62 sezonunda Milan, beşinci lig şampiyonluğunu kazandı.[6] Bu sezonda takımın teknik direktörlüğünü catenaccio taktiğinin mucidi olarak bilinen Nereo Rocco yapmaktaydı.[21] 1958 yılında Gianni Rivera, 1960 yılında ise José Altafini takıma dahil olan genç oyuncular oldular. Milan, 1963 yılında Avrupa Kupası‘nda Benfica‘yı Altafini’nin attığı gollerle 2-1 mağlup ederek uluslararası alandaki ilk kupasını kazandı. Bu kupa ayrıca bir İtalyan takımının Avrupa‘da kazandığı ilk kupa oldu.[22]

Milan, 1967-68 sezonunda yeniden lig şampiyonluğunu kazandı.[6] Bu sezonda ünlü İtalyan oyuncu Pierino Prati, sezonu gol kralı olarak tamamladı.[23] Aynı sezon UEFA Kupa Galipleri Kupası final maçında Hamburg takımını Kurt Hamrin‘in attığı gollerle 2-0 mağlup ederek kupayı müzesine götürdü.[24]

1969 yılında Ajax ile yapılan ve sonucu 4-1 biten maç sonrası Avrupa Kupası‘nda ikinci kez şampiyonluğa ulaştı. Aynı yıl Kıtalararası Kupa‘yı kazandı.[6] 1971-72 ve 1972-73 sezonlarında İtalya Kupasını kazanan takım, yine 1972-1973 sezonunda ikinci kez UEFA Kupa Galipleri Kupası‘nı kazandı.[25] 1978-79 sezonuna kadar lig şampiyonluğu yaşayamayan takım, bu sezonda onuncu şampiyonluğunu kazanarak formasına ilk yıldızın takmış oldu.[26] 1979-80 sezonu ise Milan tarihinin en karanlık dönemlerinden birine sahne oldu. 1980 yılında Totonero skandalına adı karışan Milan, İtalya Futbol Federasyonu kararıyla tarihinde ilk defa Seria B’ye düştü.[27] Skandal, bahis oynayan bir topluluk tarafından futbolcu ve görevlilere, maçın topluluğun söylediği şekilde bitmesi karşılığında para verilmesi temelliydi.[27] Milan hızlı bir şekilde yeniden Serie A‘ya çıktı. Ancak yalnızca bir yıl sonra, 1981-1982 sezonunu küme düşen takımlar arasında tamamladıkları için yeniden Serie B‘ye düştüler.[6]

1986’da kulüp, girişimci Silvio Berlusconi tarafından satın alındı.[4] Berlusconi, kulübü alır almaz takıma önemli yatırımlar yaptı. Zamanın başarılı teknik adamlarından olan Arrigo Sacchi‘yi takımın başına getirdi. Hollanda millî takımının başarılı üçlüsü Marco van BastenRuud Gullit ve Frank Rijkaard‘ı transfer etti.[4] Bu transferlerle, takımın tarihindeki en başarılı dönem başlıyordu. Bu dönemde Roberto DonadoniCarlo Ancelotti ve Giovanni Galli gibi İtalyan oyuncular takıma dahil edilen diğer yıldız oyuncular oldu.[28] 1987-88 sezonunda Sacchi’nin teknik direktörlüğündeki Milan, Maradona’lı Napoli’nin önünde ligi şampiyon olarak tamamladı. 1988-89 sezonunda Milan,Avrupa Kupası final maçında Steaua Bükreş‘i 4-0 yenerek üçüncü kez bu kupayı müzesine götürdü. 1989-90 sezonunda Avrupa Kupası final maçında Benfica’yı 1-0 yenen Milan hem Avrupa Kupası‘nı hem de sezon sonunda ikinci kez Kıtalararası Kupa‘yı kazandı.[29] 1989-90 sezonunun en başarılı takımı olan Milan, World Soccer dergisinin uzmanlarla yaptığı küresel bir anket sonucunda, tüm zamanların en başarılı kulübü seçildi.[30]

1991 yılında Sacchi’nin görevinden ayrılmasından sonra teknik direktörlük görevine kulübün eski oyuncusu Fabio Capello getirildi. Capello’nun teknik direktörlüğündeki Milan 1992, 1993 ve 1994 yıllarında üst üste üç kez Serie A şampiyonluğu kazandı.[31] 1994 yılında Milan, Şampiyonlar Ligi finalinde karşılaştığı Barcelona‘yı 4-0 mağlup ederek kupayı beşinci kez müzesine götürdü.[31] Capello yönetimindeki Milan 1995-96 sezonunda Seria A şampiyonluğunu kazandı. Sezon sonunda Capello Milan’dan ayrılarak Real Madrid kulübüne gitti.[31]

1998 yılına kadar iki yıllık bir gerileme dönemi yaşayan Milan, 1998-99 sezonda Seria A şampiyonu olarak yüzüncü yılında onaltıncı şampiyonluğunu elde etti. 2001 Kasım ayında takımın teknik direktörlüğüne yine kulübün eski bir oyuncusu olan Carlo Ancelotti getirildi. 2003 Mayıs ayında, Ancelotti’nin teknik direktörlüğündeki Milan Şampiyonlar Ligi finalinde bir başka İtalyan ekibi Juventus‘la karşılatı. Maçın normal süresi ve uzatmalarında gol sesi çıkmayınca, penaltılara gidildi. Penaltı atışları sonucunda Milan rakibini 3-2’lik skorla geçerek altıncı Şampiyonlar Ligi kupasını kazandı.[32] 2003-04 sezonunda ise Seria A şampiyonluğunu kazandı. 2005 yılında Şampiyonlar Ligi’nde yeniden finale çıkan Milan, Liverpool ile İstanbul‘da oynanan maçta normal süresi 3-3 biten maçın ardından penaltı atışları sonucu 3-2 mağlup olarak kupayı kaybetti.[32] 2007 yılında Milan ile Liverpool yeniden Şampiyonlar Ligi finalinde karşı karşıya geldi. Maçın sonunda rakibini 2-1 mağlup etmeyi başaran Milan, kupayı yedinci kez müzesine götürdü. Milan, 2007 Aralık ayında tarihinde ilk kez FIFA Kulüpler Dünya Kupası‘nı kazandı.[33] 2009 yılında, kulüp tarihinin en uzun süre teknik direktörlük yapmış ikinci antrenörü olan Carlo Ancelotti Milan’dan ayrılarak Chelsea‘ye geçti.

2006 yılında beş takım, hakemlere kendi lehlerinde maç yönetmesi karşılığında rüşvet vermekle suçlandı.[34] Calciopoli skandalı da denilen bu olaya karışan takımlardan biri de Milan’dı.[35] Soruşturma sonucunda, Milan’a ligin başında 15 puanının silinmesi ve dolayısıyla Şampiyonlar Ligi’ne katılamama cezası verildi. Ancak Milan kulübü cezanın temyizi için mahkemeye başvurdu ve silinen puan miktarı 8’e indirildi ve 2006-07 Şampiyonlar Ligi’ne katılabilmesine izin verildi.[36] Milan, katıldığı bu 2006-07 sezonu Şampiyonlar Ligi’nde kupayı kazandı.[37] Skandal döneminde Milan’ın en önemli rakibi Internazionale dört lig şampiyonluğu birden yaşadı. 2010-11 sezonunda takıma transfer edilen Zlatan IbrahimovićRobinho ve Alexandre Pato gibi önemli oyuncularla birlikte takım 2003-04 sezonundan beri ilk Serie A şampiyonluğunu yaşayarak onsekizinci lig şampiyonluğunu elde etti.

Kulübün renkleri, bütün tarihi boyunca kırmızı ve siyah olarak kalmıştır. Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir. Klasik forması kırmızı-siyah çubuklu forma olan Milan’ın takma adlarından olan Rossoneri, kelime anlamı olarak İtalyanca’da kırmızı-siyah’ın karşılığıdır.[40]

Diavolo(Şeytan) ise, kulübün renklerinden türetilen bir başka takma adıdır. Milan, 1979 yılında formasına ilk yıldızını taktığında, bir süre kırmızı şeytan logosunu ambleminde kullanmıştır.[41] Uzunca bir süre kulübün amblemi Saint Ambrose bayrağından ibaretti.[41] Günümüzde ise, kulübün amblemi, ortada Comune di Milano bayrağı, üst kısımda ACM kısaltması ve alt kısımda da kuruluş yılı olan 1899’dan oluşmaktadır.[41]

Dış saha maçlarında giyilen formalar, kulübün tarihi boyunca tamamen beyaz olarak kalmıştır. Gerek taraftarlar, gerekse de kulüp tarafından bu beyaz formaların Şampiyonlar Ligi finallerinde şanslı olduklarına inanılmaktadır. Çünkü Milan, tamamen beyaz formayla çıktığı sekiz Şampiyonlar Ligi finalinin altısında kupayı almıştır (yalnızca 1995’te Ajax‘a ve 2005’te de Liverpool‘a kaybetmişlerdir). Ancak, iç saha formalarını giydikleri üç finalin ikisini kaybetmişlerdir. Takımın üçüncü forması ise her yıl değişmektedir; 2008-2009 sezonu itibarıyla formanın çok küçük bir kısmı kırmızı, diğer kısımları siyahtır, çok nadiren giyilmektedir.

Takımın şu anki stadı 80.018 oturma kapasiteli San Siro‘dur. Stadın resmi adı ise, hem Milan hem de Internazionale‘da oynamış olan Giuseppe Meazza‘ya ithafen Stadio Giuseppe Meazza ‘dır. San Siro adı, stadın bulunduğu semtten gelir. Stad Milano‘nun diğer büyük kulübü olan Internazionale ile paylaşımlı kullanılır. Stat, tribünlerinin sahaya yakın olması nedeniyle heyecan verici bir atmosfere sahiptir. Meşale kullanımının çok yaygın olması, UEFA gibi uluslararası kuruluşları rahatsız etmektedir.

La Repubblica adlı İtalyan gazetesinin Ağustos 2007’deki araştırmasına göre Milan, İtalya’nın en çok taraftara sahip olan takımlarından birisidir..[43] Milan daha çok Güney İtalya’dan Milano‘ya göç eden işçi sınıfı ve ticaretle uğraşan kesimin takımı olarak nitelendirilir.[44] Internazionale‘da ise daha zengin ve Milanolu olan orta sınıf taraftarlar daha fazladır.[44]

İtalyan futbolunun en eski taraftar gruplarından biri olan Fossa dei Leoni, Milan kökenlidir.[45] Milan’ın şu anki en büyük taraftar grubu olan Brigate Rossonere 1970’lerin ortalarından beri varlığını sürdürmektedir.[45] Milan taraftarları hiçbir zaman belirli bir siyasi görüşe sahip olmamalarına rağmen;[45] medya uzunca bir süre, taraftarların sol görüşlü olduğunu iddia etmiştir.[45] Ancak günümüzde takımı Berlusconi’nin satın almasıyla medyanın bu tavrı biraz değişmiştir.[46]

2010 yılında yapılan bir araştırmaya göre, Milan, 18.4 milyon taraftarıyla Avrupa’da en çok desteklenen İtalyan takımıdır.[12] Diğer taraftan, Borussia DortmundBarcelonaManchester UnitedReal MadridBayern MunichSchalkeArsenal ve Hamburg‘dan sonra en çok desteklenen dokuzuncu takımdır.[47][48][49][50][51]

Ocak 1995’te, bir Genoa taraftarı olan Vincenzo Spagnolo’nın bir Milan taraftarı tarafından bıçaklanarak öldürülmesinden sonra, Genoa taraftarı tarafından Milan’a büyük bir nefret beslenmektedir.[52] Ancak Milan’ın asıl rakibi Inter’dir. Milan ve Inter takımları arasında oynanan her Serie A maçına Derby della Madonnina adı verilir. Bu ad, şehrin en gösterişli yapılarından biri olan Milano Katedrali‘nin üstünde heykeli bulunan Blessed Virgin Mary‘den gelmektedir. Milan taraftarları çoğunlukla, maç başladıktan sonra komik ama bazen de saldırgan mesajlar içeren pankartlar açarlar. Ayrıca meşaleler de çok kullanılmaktadır. Ancak bu meşaleler bazen kötü niyetli kullanılabilmektedır; örneğin 12 Nisan 2005’te oynanan 2004-2005 sezonu Şampiyonlar Ligi çeyrek final, ikinci ayak maçında Inter tribünlerden atılan bir meşale Milan kalecisi Dida‘nın omzuna isabet etmiş ve maç iptal edilmiştir.

Paolo Maldini, 14 Mayıs 2007 itibarıyla toplamda 1000 ve Serie A‘da 600 maçla, Milan’ın hem Serie A‘daki hem de toplamdaki maçlarında en çok forma giyen oyuncusudur (playoff maçları hesaplamaya dâhil değildir).[54] Aynı zamanda Paolo Maldini, Serie A’da en çok forma giyen oyuncu unvanını da elinde bulundurmaktadır.[55]

İsveçli futbolcu Gunnar Nordahl, 268 maçta attığı 221 golle Milan’ın tüm zamanların en çok gol atan oyuncusudur.[56]Jose Altafini ise 298 maçta attığı 173 golle bu klasmanda ikincidir.

Kulüp, Serie A 1991-1992 sezonunda yalnızca bir maç kaybetmiştir ve bu da bir rekordur. Toplamda ise, bu yenilmezlik serisi 58 maç sürmüştür. Seri, 26 Mayıs 1991’deki 0-0’lık Parma beraberliği ile başlamış ve ilginç bir şekilde Milan’ın 21 Mart 1993’teki maçta kendi evinde Parma’ya 1-0 yenilmesiyle sona ermiştir. Bu yenilmezlik serisi bir Serie A rekorudur ve üst düzey Avrupa ligleri tarihinin de üçüncü en uzun yenilmezlik serisidir. Steaua București‘nin 104 maçlık ve Celtic‘nin 68 maçlık serisi Milan’ı bu klasmanda geride bırakmıştır.[57][58]

Milan, 2007’deki FIFA Kulüpler Dünya Kupası‘nda Boca Juniors‘ı yenerek FIFA tarafından tanınan uluslararası turnuvalarda en çok kupa kazanan takım oldu.

Milan, İtalya içinde kazandığı 33 kupayla İtalya’nın en başarılı takımlarından birisi,[78] kazandığı Avrupa çapında 14 ve dünya çapında 4 kupayla uluslararası turnuvalarda da dünyanın en başarılı takımlarından biridir. Ayrıca kazandığı 19 şampiyonluk ile formasında yıldız taşıma hakkı olan kulüplerden birisidir. Bunun yanında, kazandığı beşten fazla Şampiyonlar Ligi kupasıyla Şampiyonlar Ligi maçlarında, formasında UEFA Başarı Amblemi taşıma üstünlüğüne de sahiptir.