Doğum Tarihi

9 Haziran 1915

Ölüm Tarihi

13 Ekim 1994

Şehir

İstanbul

Burç

İkizler

3692

kez görüntülendi

Selim Turan Kimdir?

Kuşkusuz Turan, Wassily Kandinsky’nin soyut sanat teorisini, biçim – renk kuramını okumuş ve incelemiş olmalıdır. Çıkış noktası, okuyabildiği ve yazabildiği kaligrafi ve lekesel soyut formların bileşkesinin kompozisyonlarını tuvallerine yerleştirmektir. Sınırsız deneylere girişir. Onun öğrenim sürecinin bir parçası olan kaligrafi, soyut kompozisyonlarının asal değeridir. İkinci asal değeri ışık oyunları ve gölgelerin karanlık lekeleridir. Muğla Bodrum’da yapmış olduğu kompozisyonlarda kullandığı leke dengelerini kuran ışık oyunları ile yaratılan siyah ve beyaz etki, kaligrafik kompozisyonlarının tasarımlarına yön vermektedir.

1948 yılının Ekim ayında Galerie des Deux Iles’de Camille Bryen tarafından gerçekleştirilen karma sergide yer alan çalışmaları, baskı tekniklerini denediği kaligrafik eserlerden oluşur. Bu sergi onun Paris sanat çevresinin içinde yer almasının ilk durağıdır. Hartung, Soulages, Poliagof, Goetz,Tabuchi gibi sanatçılarla tanışır ve Robert Vrinat gibi önemli eleştirmenlerle tanışır. 1950 yılında Galerie Breteau’da açılan sergisinde yer alan soyut resimlerine, Mozart’ın Operası, Rimbaud’un şiiri, İranlı şair Sadi’nin kitabı, Pierre Loti’nin İstanbul Romanı, Hindu dininde yaratılış tanrısı ve Hazreti Ali’nin isimlerini vermesi, felsefesinin genişleyen ve yerlerini alan kaynaklarına göndermeler yapar. İyi bir okur olarak düşünce alanının belirleyen ilgi odakları; din, felsefe özellikle mantık, matematik ve sosyolojiyi kapsamına almaktadır. Evrene ve insana onların etik değerleri olan inançlara ilişkin okumalar yapmakta ve özgün felsefesini yapılandırmaktadır.

Işık ve gölge, siyah ve beyaz dokunun oluşturduğu kompozisyonlarda sanatın tarihine göndermeler yapan formları çağrıştırır. Çoğunluğu, Hristiyan ikonografisi olarak tanımlanan diyagonal platformlarda iki ayrı form olarak yükselen kaligrafik formları, yatay eksende diyagonal olarak kesen hat, Japon Sanatı’nın Thor’larından başlayarak İsa’nın çarmıha gerilişine kadar uzanan Uzakdoğu ve Hristiyan ikonografileriyle bağlar kurarak açıklanabilir. Bu resimlerin alt yapısında, Hartung’un asistanlığını yaptığı dönemde, onun atölyesinin tozunu yuttuğu, plastik değerlerin izleri de yer almaktadır. Özellikle kaligrafi ve örtüşen, yüzey kaplayan renk lekelerinin yarattığı plastik etkiler üzerinde Turan’ın geliştirdiği özgün kompozisyonlar yükselir.

Ancak bu kompozisyonların temelinde var olan sanat tarihi okumaları göz ardı edilemez. Sanat tarihi okumaları ve müze gözlemlerine dayalı asal değerler arasında, özellikle Rembrandt Harmensz van Rijn’in 1657 tarihli, “Sığır Karkası (Carcass of Beef)” adlı yapıtında ışık ve gölge dengelerinin yarattığı görkemli eseri önem taşır. Selim Turan’ın soyut kompozisyonları, siyah resimler serisinde, Sığır Karkası kompozisyonuna gönderme yapması büyük önem taşır.

“Siyah Resimler” olarak adlandırılan eserleriyle Selim Turan, kaligrafik soyutun müzikal senfonisini yaratarak, Paris Ekolü sanatçıları içinde özgün bir yere sahip olur. Bu nedenle de önemli koleksiyonlara girmeyi başarır. Işık kaynağının kompozisyona başat olan gücünü Rembrandt’ın eserlerini inceleyerek çözümleyen Turan’ın, ışık akışlarıyla tasarladığı Siyah Resimleri, siyah yüzeyler üzerinde ışık lekelerinin kurduğu kompozisyonlardan oluşur. Tuval yüzeyine dağılan ışığı soğuran, dokulu boya teknikleri kullanması, kompozisyonların armonilerine farklı boyutlar kazandırır. Müzikal armonilerle yükselen koyu renk değerlerinin arasında, en aza indirgenmiş sıcak armoniler, içsel coşkuyu doruğa çıkarır. Duyarlığı doruğa çıkartan Siyah Resimler, Selim Turan’ın soyut söyleminin eserlerinin de doruğa çıkmasına önayak olur.

Turan’ın ışıkla yüzleşmesi, biçimsel formlar ve imgelerle açıklanan ikonografik simgelerin yorumlara bağlamaktan ve imgesel ilişkiler kurmaktan çok daha ilerisindedir. İsa’nın çarmıha gerilişinin yüzbinlerce yorumuna yeni bir yaklaşım kurmak ya da Carcass of Beef’in ışık tasarımını farklı bir yorumla, yeniden deneyimlemek, Turan için, teknik kimi ayrıntıları gözlemlemekle, yeni kurgular ve yeni ışık kaynakları içinde armoniler yaratmakla eş anlamlıdır. Ancak onun hedefi çözümlediği ve kompozisyonlarının altyapısını oluşturan plastik değerlerin varoluş felsefesini yansıtan resimlere dönüşmesidir. Selim Turan sessizliğin içinde, varoluşun gizlerini sorgulamaktadır. Kültürlerin kesişmesinin gizini sorgularken aslında yaradılış efsanesinin de içinde dolaşmaktadır.

Selim Turan’ın soyut kompozisyonları, ilerleyen yıllarda gelişen sanat dönemlerinin açıklamalarıdır. Giderek çok renkli armonilere dönüşen, çok sessiz duran ancak derin ve çok sesli felsefesini müzikle kurduğu bağlarla pekişerek gelişir. Atölyesinde, resim yaparken sürekli olarak klasik müzik dinleyen Selim Turan’ın kaligrafik soyutları, doğaçlama ve müzik ritimlerinin örüntüleriyle eş değerde formlar, renkler ve şiirsel spritüal kompozisyonlardır. Yeteneği ve sanatçı duyarlığıyla, tuvallere yansıyan, kimi günlerde atölyesinde yankılanan Franz Schubert, Carl Maria von Weber ve Gioacchino Rossini notalarıdır. Bazen, Franz Liszt, Felix Mendelssohn Bartholdy, Niccolo Paganini, Robert Schumann, Frederic Chopin, Johannes Brahms, Giuseppe Verdi ve Richard Wagner’in operalarının ritimleri, hüzünler, sevinçler ve çığlıklardır. Geç Romantik Dönem: Müziğin denetiminin “Almanya-İtalya-Fransa” üçgeninden çıktığı dönemdir, çoğu zaman Nikolay Rimski-Korsakov, Peter İlyiç Çaykovski gibi Rus; Bedrich Smetana ve Antonin Dvorak gibi Çek bestecilerin konserleri yansır resimlerine. Müzik dinleyerek resim yapma alışkanlığı, Selim Turan’ın hayatı boyunca sürer ve soyut resimlerinin alt yapılarını oluşturur.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9

Kaynakça

artam.com