Şanlıurfa Tarihi

Museviler açısından Urfa, Hz. İbrahim, Hz.Yakup ve Hz. Musa’nın yaşadığı topraklar olması dolayısıyla Arz-ı Mevdut yani Hz. İbrahim’den dolayı vaat edilmiş topraklar içersinde kalan en önemli merkezlerden biridir. Hıristiyanlar açısından Urfa, Hz. İsa’nın kutsadığı bir şehirdir. En kıymetli emanet olan “Kutsal Mendil ve Kefen” Urfa’ya aittir. Bu kıymetli eser İtalya’nın Torino müzesinde “Urfa’ya ait Kutsal Kefen” adiyla sergilenmektedir.

Müslümanlar açısından Urfa, İbrahimî ve Eyyubî bir şehirdir. Hz. İbrahim’in soyundan olan Hz. Eyyub Şam diyarından gelerek Eyyubnebi Beldesi’ne yerleşmiş, bu bölgede sabrın sultanı olmuş, vefatının akabinde bu beldeye defnedilmiştir. Hz. Eyyub’u görmeye gelen Hz. Elyasa, onu göremeden vefat etmiş ve Eyyubnebi beldesine defnedilmiştir. Eyyub’un sabrını miras alan bu şehir, Şuayp Antik Şehri’yle, Mısır’da bir Kıpti’yi öldürüp kaçan Hz. Musa’nın sığınma yeri olmuştur. Hz. Musa, Şuayb peygamberin yanında kalarak çobanlık etmiş ve buradan Tur Dağına çıkmıştır. Hz. İsa bu şehri kutsamış, önem verdiği bu şehre havarilerinden Aday’ı göndererek, Hıristiyanlık’ın bu bölgede yayılmasını sağlamıştır. İnanç önderlerini bağrından çıkaran Urfa, peygamberlere izafe edilen makamları ile tarih boyunca “Peygamberler Şehri” veya “Peygamberler Diyarı” adıyla da anılmaktadır.

Urfa merkeze 44 km. mesafede olan ve son arkeolojik araştırmalarda MÖ.7000 yılına ait bulgular veren tarihi Harran şehri, üç semavi dinin de kabul ettiği Hz. İbrahim’in ata yurdudur. Harran, tarihi süreç içerisinde Mezopotamya’nın ve Önasya’nın en önemli Sin Tapınağı Elhulhul ile Babiller’e, Asurlular’a ve Emeviler’e başkentlik etmiştir. Höyüğü, üniversitesi, camisi, konik kümbet evleri, 3 katlı kalesi ve şehri çevreleyen içinde burçları ve gözetleme kuleleri olan yaklaşık 4 km.lik şehir suru ile geçmişten günümüze ayakta kalan en önemli kültür varlıklarıdır. Tarihi Harran şehri, bağrında taşıdığı kültür varlıklarının yanı sıra tarihte üstlendiği misyonu ile din, kültür, sanat, edebiyat, felsefe, astroloji gibi alanlarda önemli bir merkez olmuştur. Harran’da yetişen âlimlerin, eserleri ve çevirileri, Avrupa medeniyetinin oluşmasında önemli katkılar sağlamıştır. Bu bağlamda Harran, Mezopotamya’nın ve Anadolu’nun Endülüs’üdür. Atomun parçalanabileceği fikrini ilk defa fizikçi Cabir bin Hayyan Harran’da ortaya atmıştır. Cebir ilmi Harran’dan dünyaya yayılmıştır. Harran şehri, girişindeki Şeyh Hayat El-Harrani Türbesi, Hz. Yakub Kuyusu ve çıkışındaki İmam Bakır Türbesi ile var olan kültürel mirasa artı değerler katmaktadır. Bu yüzdendir ki Harran “Dünya Kültür Mirası”na girmesi gereken çok önemli bir kenttir. Güneş’i, Ay’ı ve yıldızları başınızın üstünde hissedebileceğiniz egzotik bir şehirdir.

Harran-Eyyubnebi Turizm yolu güzergâhı üzerindeki Hanel Barur Kervansarayı, Bazda Mağaraları, Çoban Mağaraları; Güneydoğu’nun Efes’i olarak tanımlanan ve ismini Şuayb peygamberden alan Şuayb Antik Şehri; yıldız, ay, güneş ve gezegenlere tapınmanın yaşandığı önemli bir kültür merkezi olan Soğmatar Antik Şehri, SoğmataAntik Şehri’ndeki Hz. Musa Kuyusu ve güzergâhın devamındaki Çimdin Kale, Kızlar Sarayı ile Hz. Eyyub peygamberi, eşi Hz. Rahme’yi ve Hz. Elyesa peygamberi bağrında saklayan Eyyub Nebi beldesi, Harran havzasının en önemli turistik yerlerdir.

Sayfalar: 1 2 3

Üniversiteler