Şanlıurfa Tarihi

Arkeolojik bulgulara göre Urfa, dünyanın en eski kenti, insanlık tarihinin başlangıcı, tüm insanlığın ortak ata yurdudur. İl genelinde ortaya çıkan her arkeolojik bulguda tarihin yeniden yazılmasına vesile olup Urfa, tarihe kaynaklık eden şehirdir.

Birçok ilkin Urfa’da başladığı bilimsel olarak kanıtlamıştır. Balıklıgöl’ün yanı başındaki arkeolojik kazılarda ortaya çıkan ve Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen “11.500 yıllık Dünyanın En Eski Heykeli”; şehir merkezine 17 km mesafedeki, yüzyılımızın en önemli arkeolojik keşfi olarak tanımlanan “11 500 yıllık Dünyanın En Eski Tapınağı”; ilk buğday ve mercimeğin vatanı, figürlerin taşa kazınıp daha sonra tuvale aktarılması ile bir sanat dalı haline gelen resim ve mimarlık tarihinin başlangıcı, dünyada ilk defa hayvanların evcilleştirildiği yer olarak kabul edilen Göbeklitepe ve Göbeklitepe ile aynı döneme ait keşfedilmeyi bekleyen birçok sit alanı, başka örneği olmayan, sadece Urfa’ya ait özgün arkeolojik varlıklardır.

Tespit edilen taşınmaz kültür varlıkları kapsamındaki eser sayısı ile Türkiye’nin ilk üç-dört şehri arasında gösterilen Urfa, “dünyada en çok arkeolojik kazı yapılması gereken yer” niteliğini hala korumaktadır. Urfa taşı ile yapılmış han, hamam, çeşme, cami, minare, kilise, manastır, konak ev, sokak, kabaltılarda özgün geleneksel mimaride, taş süsleme sanatının en güzel örneklerinin uygulandığı Urfa, adeta açık hava müzesidir. Bu özelliğinden dolayıdır ki “Müze Şehir Urfa” olarak da anılır.

Urfa, ilkel dinlerden, çok tanrılı ve tek tanrılı dinlere ait inançların ve bu inançlarla bağlantılı kültürlerin yüzyıllarca yoğrulduğu, kaynaştığı tarihi bir kent olarak kültür ve inanç turizminde birçok peygamberi bağrından çıkarmış; birçok peygamberin uğrak yeri olmuş ve ev sahipliği yapmış, dünyanın en önemli şehirlerinden biridir. Urfa, enbiyası, evliyası, ereni, ermişi ile gönül sultanlarının mekânıdır. Urfa, Dergah Caminde asırlardır yapılan zikir ile önemli bir merkezdir.

Yazılı ve sözlü kaynaklardan aktarılan bilgilere göre Hz. Adem, eşi Hz. Havva ile birlikte hayatının bir evresinde gelip bu bölgede yerleşmiş ve ilk buğdayı Harran ovasında ekerek çiftçilik tarihini buradan başlatmıştır. Bundan dolayı Urfa, buğdaygillerin ve baklagillerin gen merkezidir. Ünlü tarihçi Ebul Farac’a göre Urfa, Nûh tufanından sonra kurulan ilk şehirlerden biridir. Hazreti İbrahim Urfa’da doğmuş. İbrahim Peygamber’in oğlu İshak, baba vasiyetine istinaden Harran’a gelip evlenmiştir. Hz. Yakup, kardeşi İys’in gazabından kaçarak Harran’a gelmiş, Harran’da dayısı kızıyla evlenmiş ve 15 yıl kadar Harran’da çobanlık yapmış, oğlu Hz. Yusuf henüz iki yaşında iken ailesi ile Kenan eline göç etmiştir.

Sayfalar: 1 2 3

Üniversiteler