nimet-arzik-kimdir

Unvan

Yazar

Doğum Tarihi

1923

Ölüm Tarihi

27 Temmuz 1983

Şehir

Kocaeli

Ülke

Türkiye

1331

kez görüntülendi

İçerik Sponsoru Kablonet Başvuru

Türksat Kablonet Aboneliği için 0850 888 0 126 numaralı telefondan bilgi alabilir ve abonelik başvuru işleminizi anında gerçekleştirebilirsiniz. Hizmet verilen iller için tıklayınız.

Nimet Arzık Kimdir?

Nimet Arzık Çerkes kökenli yazar, çevirmen ve gazetecidir. Babası Halid Carım uzun süre Fransa ve İsviçre’de yaşamıştır. “Figaro’ gazetesinde ve başyazarı olduğu “Le Levant” da yazılar yazmış, “La Pensee Turque” dergisini yayınlamış bir gazeteciydi. Annesi ise Polonyalıdır.

Nimet Carım, 1923 yılında İzmit’de doğdu. Babasını küçük yaşta kaybettiği için kardeşleriyle birlikte amcaları Fuad Carım tarafından büyütüldü. Türkçe’den başka Polonezce, Fransızca ve Rusça dahil birkaç dili öğrendi. İstanbul’daki “Notre Dame de Sion” lisesini bitirdi. 1937-1942 yılları arasında altı yıl Polonya’da annesinin ailesi ile yaşadı.

Dünya savaşının başlaması üzerine, bir süre Milano’da (İtalya) konsolos olan amcasının (Fuad Carım) yanında kaldıktan sonra Türkiye’ye döndü. Basın Yayın Genel Müdürlüğü’nde çalıştı.

Türkiye folkloru ve edebiyatından Fransızca’ya yaptığı çeviriler Fransa’da “Gallimard” ve “Hachette” gibi ünlü yayınevleri tarafından yayınlandı. Dünya ve Fransız edebiyatından bazı eserleri de Türkçe’ye kazandırdı. 1950’li yıllarda birbuçuk yıl süreyle hemen tamamını kendisinin doldurduğu “Renk” (1958) adlı aktüalite dergisi çıkardı. “Son Baskı”, “Yeni Sabah”, “Yedi Gün’, “Akbaba”, “Aydınlık” vb. birçok dergi ve gazetede makaleleri, araştırma, röportaj ve fıkra yazıları yayımlandı.

Anadolu Ajansı Genel Müdürlerinderinden olan Şerif Arzık ile evlendi.

Şerif Arzık, dönemin Başbakanı Adnan Menderes ile aynı heyette 17 Şubat 1959 tarihinde İngiltere’nin başkenti Londra’da yapılacak Kıbrıs görüşmelerine katılmak için Ankara Esenboğa Havalimanı’ndan yola çıktı. Viscount tipi dört motorlu “Sev” isimli uçak, yoğun sisin etkili olduğu Gatwick havaalanına yaklaşık 5 kilometre kala Surrey bölgesindeki Newdigate köyü yakınlarında ormanlık bir alana düştü. Ağaçlara çarpan uçağın iki kanadı koptu ve ters döndü. Uçakta bulunan 8 mürettebattan 5’i, 16 yolcudan ise 9’u hayatını kaybetti. Başbakan Adnan Menderes kazadan hafif yaralanarak sağ kurtuldu ancak aralarında dönemin Anadolu Ajansı Genel Müdürü olan Şerif Arzık, Basın-Yayın ve Turizm Bakanı Server Somuncuoğlu ve Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Muzaffer Ersü hayatını kaybetti.

Kendi deyimiyle “Tek At Tek Mızrak” yaşayarak 60 yılı aşan ömrüne 41 kitap, sütunlar dolusu yazı, iki eş, üç çocuk, iki torun, dört yabancı dil, her kesimden dostlar ve çetin düşmanlar sığdırdı.

Jülide Gülizar’ın deyimiyle “kalemini haksızlıklara, işkenceye, baskıya karşı bir silah gibi kullandı. Mücadelesini tek başına bir örgüt gibi sürdürdü. Yaşamındaki son saniyelerini çalışma masasının başında tamamladı.

Özellikle “Tek At Tek Mızrak” adlı eserinin ilk iki cildinde yabancı kültürler arasında maddi-manevi erozyona uğrayan Kafkasya’lı Carım ailesinin yaşamından canlı kesitler verir.

Nimet Arzık’ın ağabeyi Taha Carım diplomattı ve Türkiye’nin Vatikan büyükelçiliği, Taha Bey’in son görevi oldu. 1977’nin 9 Haziran’ında, Roma’daki büyükelçilik ikametgahının önünde katledildi, cinayeti “Ermeni Soykırımı Adalet Komandoları” adında bir örgüt üstlendi ve büyükelçinin katilleri bulunamadı.

Nimet Arzık’ın ailesinin bir başka mensubu daha vardı ki, eserleri bugün bile okunuyor… Daha doğrusu, onun yazdıkları bir başka meşhur yazarın eseri imiş gibi biliniyor… Amcanın ismi, Fuad Carım idi… 1892 ile 1972 seneleri arasında yaşadı. Mülkiye’yi bitirmiş, Kuvâ-yı Milliye’ye katılmış, milletvekilliği ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığı yapmış, elçiliklerde bulunmuştu. O da zamanının ileri entellektüellerindendi, bir hayli kitap yazmış ve bir o kadar da tercüme yapmıştı ve eserlerini çok az sayıda bastırıp eşine-dostuna hediye etmeye meraklıydı. Yayınları arasında “İşlenmemiş Konular” başlığı altında çıkarttığı “Faslılar’ın Kaleme Aldığı 16. Asırdan Kalma Türkiye Seyahatnamesi”, “İstanbul’daki İki Fas İmparatoru”, “Kanuni Devrinde İstanbul” ve “Kur’an’ın Sahte Tercümeleri” gibi konuları birbirinden renkli kitaplar vardı.

Fuad Carım’ın bugüne kadar ismini işitmemiş ve eserlerinin halâ nasıl çok okunanlar arasında bulunduğunu merak etmiş olabilirsiniz, söyleyeyim: 1964’te yayınladığı ve 16. asırda yaşamış Pedro de Urdemalas isimli bir İspanyol’un anılarını naklettiği “Kanuni Devrinde İstanbul” isimli eserinin kurgusu ve birçok bölümleri seneler sonra bir başka yazarımız tarafından aynen alınmış, “Beyaz Kale” isimli bir başka kitap haline getirilmiş ve bu işi yapan yazara da daha sonra Nobel verilmiştir

Nimet Arzık, 1983’te yayınladığı hatıralarında, 1957’de o zamanki resmî unvanı Milli Emniyet Reisi olan Hüseyin Avni Göktürk’ün kendisine tecavüze kalkıştığını yazmıştı.

27 Temmuz 1989 tarihinde ölmüştür.

Fransızca eserleri: “Antologie des Poetes Turcs Contemporains”, “Anthologie de la Chanson Populaire Turque”, “Anthologie de la Poesie de Divan”, “Douze Poemes”, “Maximes et Proverbes Turcs”, “Kayseri Ville aux Mausolees”, “Le Ravin de Göreme”, “Les Sept Merveilles D’İstanbul”, “Ces Quatre Villes”, “Chants de Guerre et de Paix”, ‘Ainsi mourut L’amour”.

Türkçe eserleri: “İblis’in Çiçeği” (Röportaj), “Ölü Şerif Arzık’tan Mektuplar” ( Taşlama, 1959), “27 Mayıs’tan Sonra” (Röportaj), “Kulun Elinde Kul” (Röportaj), “AP’nin Romanı” (Röportaj), “Oy Ver Bana Altındağ” (Röportaj), “Patçiçek”, “Siyam Kralına Mayonu Taşıtma” (Tiyatro) “Bazen Kemanlar” (Çeviri), “Tutsak” (Çeviri), “Menderes’i İpe Götürenler’ (Ankara 1966), “Bitmeyen Kavga: İsmet İnönü” (Ankara 1966), “Eş Kişiler Zinciri” (Biyografıler), “Türkiye’m Türkiye’m’; “Uç Beyleri” (Biyografıler 1972), “Ak Altının Ağası” (Hacı Ömer Sabancı’nın Hayatı), “Osmanlı Sarayında Yabancı Kadın Sultanlar”, “Çalkantı” (Jules Romains’den Çeviri), “Demirel’in İçi Dışı’ (1985), “Tek At Tek Mızrak-Anılar” (3 Cilt 1983-1985).