gonul-talu

Doğum Tarihi

19 Mayıs 1938

Şehir

Elazığ

Ülke

Türkiye

Burç

Boğa boga

23200

kez görüntülendi

İçerik Sponsoru Kablonet Başvuru

Türksat Kablonet Aboneliği için 0850 888 0 126 numaralı telefondan bilgi alabilir ve abonelik başvuru işleminizi anında gerçekleştirebilirsiniz. Hizmet verilen iller için tıklayınız.

Gönül Talu Kimdir?

“19 Mayıs 1938 Elazığ’da Sako mahallesindeki evimizde, ablam Nermin, ağabeylerim Vedat ve Sedat’tan sonra ailemizin dördüncü çocuğu olarak dünyaya geldim. Babam Palulu Avukat Şaban Fevzi Talu, annem Kemaliyeli Ümmügülsüm Nimet Hanım’dır. Babam Kemaliye’de hâkimlik yaparken annemle tanışıp evlenmişler. Daha sonra Sevin ve Olcay dünyaya geldi ve altı kardeş olduk.

Ablam Nermin, sanıyorum, Elazığ’dan Ankara’ya Kız Teknik Öğretmen Okulu’na giden ilk kız öğrencilerden biriydi. Uzun yıllar büyük bir özveri ve keyifle öğretmenlik yaptı. Büyük ağabeyim Vedat, Teknik Üniversite Makina Fakültesi’ni 1951 yılında bitirdi. Çok aktif bir iş hayatı oldu, en son 5 yıl Çimento Sanayii Genel Müdürlüğü yaptı. Şimdi emekli olarak hayatını sürdürüyor. Ağabeyim Sedat, Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Halen avukatlık mesleğini sürdürüyor. Diğer kız kardeşlerim de evlenip çocuk sahibi oldular. Kardeşlerimin 10 erkek ve 1 kız olmak üzere 11 çocuğu, 6 erkek ve 5 kız olmak üzere 11 torunu ile kalabalık bir aile olduk.

İlkokulu, Atatürk İlkokulu’nda okudum. Bu arada Sarayatik Mahallesi, İstasyon Caddesi üzerindeki evimize taşındık. Ortaokul ve liseyi Elazığ Lisesi’nde bitirdim.

En güzel günlerimi Elazığ’da sevgi ortamında yaşadım. Çaputtan toplar, aşık, mozik, çelik çubuk, eğir, papel en çok oynadığımız oyunlardı. En keyiflisi de pilav üstü olarak bu oyunlara katılmaktı.

Okullar tatil olduğu gün en büyük keyfim babamın Palu, Ense bahçelerdeki bahçesine gitmekti. Tek nakil aracı rahmetli Kaka’nın kamyondan bozma otobüsü veya İsmail’in kamyonuydu. İnsanların en büyük keyfi, Kaka’ya küfrettirmekti.
Hiç unutmuyorum bir defasında yer yoktu otobüste. Kaka, önde oturan birisine; “İn aşağı.” dedi, “Seni götürmüyorum.” Bana da “Buraya otur.” dedi. Adamın halini düşünün.

Hayatımın en güzel günleri bu bahçelerde geçti. Her şeyin doğal olduğu, dışarıdan sadece gaz, sabun, şeker ve çayın satın alındığı bahçemizde…
Ortaokul ve lise yıllarıma dair çok hatıralarım var. Cemil İSPİR Hoca, Sırrı Hoca, Hıfzı Hoca, İbrahim ALTIOK Hoca daha kimler kimler var. Sanat tarihi dersinde, Mustafa arkadaşımız (Heredot) tahtaya kalktı, hoca “Ayasofya’yı kim yapmıştır?” diye sordu.Mustafa gayet sakin, “Mimarlar efendim.” dedi. Hoca, “Peki nasıl yapmışlar?” diye sorunca, Mustafa yine, “Taş taş üstüne koyup yapmışlar.” deyince sınıfta alkış koptu.

Yine bir hocamız pazar günleri ava gittiği için pazartesi günleri yorgun olurdu.Bir pazartesi sözlü imtihanda bir arkadaşımıza Afrika’yı anlatmasını söyleyince, arkadaşımız başladı hiç ara vermeden konuşmaya, ama bir yerinde Afrika’da leblebi ağaçları vardır deyince, üstüne rehavet çökmüş hocamız bunu farketti ve ‘0’ı verdi.

En büyük eğlencemizden biri de Doğu’dan Elazığ’a ilk defa trenle gelen insanlara inanılmaz şakalar yapmaktı. Tütün paketi hazırlamamız müthişti. Arkadaşlarım bu paketi bilirler!!!

Sonra tarak, çakı vs. gibi eşyaları kaldırıma koyup, ince iple bağlar ve
bahçe duvarının arkasına gizlenip, yoldan geçenler tam eğilip alacakken ipi çeker, çok eğlenirdik.

Nakil vasıtası diye motoru olmayan kamyonun şasesine oturup, normal 25 kuruş, arkaya oturup ayak sallamak için 50 kuruş para veren saf ve temiz insanlar vardı. Düşünün Türkiye nereden nereye geldi.

Lise 3 ve lise 4’ler 1955 yılında birlikte mezun olduk ve Elazığ Lisesi’nden 6 kişi İstanbul Teknik Üniversitesi’ni kazandık.O zamanlar çok önemli bir olay, büyük bir başarıydı.

1961’de İTÜ İnşaat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra çalışma hayatıma başladım.Sırasıyla Elazığ Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü’nde, Tunceli Ovacık Yolu’nda Munzur Suyu üzerinde Siliç Köprüsü’nü yaptım. Hayatımın en güzel 8 ayı, dünyanın bu en güzel doğa harikasında geçti. Hiçbir zaman unutamam.

Askerliğimi, Ankara Jandarma Genel Komutanlığı İstihkâm Şubesi’nde yaptım.Sonra Elazığ Maden Yolu Şantiye Şefliği ve Elazığ-Keban yolu Şantiye Şefliği, ardından özel sektörde Necmi Şahin’de Hazar I Tevsii ve Hazar II Santrali Şantiye Şefliği ve daha sonra serbest müteahhitlik yaptım.

1968 yılında ayrıldığım Elazığ’a yoğun iş tempom nedeni ile çok sık gidemedim, ama Elazığ’ın herşeyi burnumda tütüyor. Tandır ekmeği, orcik, bastuh ve peynirini sofralarımızdan hiçbir zaman eksik etmedik.

1969 yılında İstanbul’a geldim ve Doğuş İnşaat ile olan beraberliğim başladı.

1969 yılında Canan Hanım ile evlendim.
Burak (1970), Ömer (1973) ve Osman (1977) isminde 3 çocuğumuz oldu. Burak inşaat mühendisi, Ömer ve Osman ekonomist oldular. Ömer’den Kaan (2000) ve Tulya (2002) isminde 2 torunumuz var.

40 yılı aşkın bir süredir, Doğuş İnşaat’ta sırasıyla proje müdürü, genel müdür ve yönetim kurulu başkanı olarak, 19 tane baraj ve hidroelektrik santrali, 1500 km. yol, tüneller, köprüler, sanayi tesisleri, konutlar, limanlar inşaa ettik. Bugün Fas’ta, Bulgaristan’da, Libya’da, Kazakistan’da, Ukrayna’da ve Türkiye’de iş yapan Doğuş İnşaat, uluslararası müteahhitlik sektöründe dünyanın en saygın inşaat firmalarından biri olmuştur.”

Talu, aynı zamanda, Doğuş Holding ve Ayhan Şahenk Vakfı Yönetim Kurulu Üyesidir.