Unvan

Orgeneral

Doğum Tarihi

17 Ekim 1913

Ölüm Tarihi

15 Şubat 2013

Burç

Terazi

5675

kez görüntülendi

Faik Türün Kimdir?

17 Ekim 1913 tarihinde Bursa’da doğdu. Bursa’da Işıklar Askeri Lisesi’nden mezun olduktan sonra 1933’de Kara Harp Okulu’nu, 1942’de de Harp Akademisi’ni bitirdi.

1950 yılında Harekat Şube Müdürü olarak Türk Tugayı ile Kore’ye Muhabere binbaşı rütbesiyle gönüllü olarak[kaynak belirtilmeli gitti ve orada 1953 yılında ateşkes sağlanana kadar tüm muharebelere katıldı. BM Kuvvetleri Komutanı olan ve evvelce Ankara’ya gelip Atatürk’le tanışmış olan Mareşal Douglas MacArthur’dan Birleşmiş Milletler liyakat madalyası aldı.

Ağustos 1970’deki Yüksek Askeri Şura toplantılarında 1. Ordu Komutanı Faik Türün’ün, Kore Savaşı’na da katıldığından, kıdem sıralamasında ilk sırada olmasından dolayı Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na seçilmesi bekleniyordu. Fakat bu toplantıya katılan bazı generaller 2. Ordu Komutanı olan ve kendileriyle aynı siyasi görüşü savunan Faruk Gürler’in “genç subay”ların “gönlünü kazanmış olduğunu” ve onlar üzerinde “siyasi etkisi” bulunduğunu ileri sürerek, Şura toplantılarına katılan Başbakan Süleyman Demirel’i “ikna” ettiler. 28 Ağustos 1970 tarihinde Süleyman Demirel başbakanlığındaki Adalet Partisi hükümeti bu zorlamadan sonra Faruk Gürler’i Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atadı.

1971 yılında 12 Mart Muhtırası verildiğinde Faik Türün 1. Ordu Komutanı ve İstanbul Sıkıyönetim Komutanı idi. 12 Mart 1971 muhtırasına giden süreçte Doğan Avcıoğlu’nun çıkardığı Devrim gazetesi etrafında toplanan ve içlerinde 27 Mayıs Darbesini yapan Millî Birlik Komitesi’nin gerçek lideri Emekli Korgeneral Cemal Madanoğlu’nun[1] da bulunduğu “Milli Demokratik Devrimciler”, o dönemin siyasi partilerinin demokrasi anlayışının bir oyalamaca olduğunu ileri sürerek “ulusçu-devrimci yöntem” olarak ifade edilen ilkeler doğrultusunda parlamento dışı muhalefeti savunuyorlardı. Türkiye’de orduyu tahrik ederek sol-sosyalist, bir çeşit Baasçı yönetim kurdurmak için Doğan Avcıoğlu ve İlhan Selçuk’un başını çektiği çok ciddi faaliyetler vardı. Devrim gazetesinin genel yayın yönetmeni Hasan Cemal çok sonraları anılarını anlattığı Cumhuriyet’i Çok Sevmiştim adlı kitabında o zamanki maksatlarının “ulusalcı” subayları ikna ederek onlarla birlikte bir “Milli Demokratik Devrim” adı altında bir askerî darbe yapmak olduğunu yazdı.

Sayfalar: 1 2 3